İş Hukukunda Kötüniyet Tazminatı Nedir?
- Av.Tuğba Ç. Çakırkaptan
- 7 Eki 2021
- 2 dakikada okunur
Kötüniyet Tazminatı, İş güvencesinden yararlanamayan belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçinin, iş sözleşmesinin işveren tarafından kötü niyetli olarak feshedilmesini sonucu ödenen tazminattır.
Kötüniyet tazminatı ihbar tazminatına bağımlı bir tazminat değildir. İhbar tazminatının ödenmiş olması kötüniyet tazminatının ödenmeyeceği anlamına gelmemektedir.
Kötüniyet tazminatı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir.
Kötüniyet Tazminatına Hak Kazanabilmenin Koşulları Nelerdir?
· İşçinin Sürekli Bir İşte Çalışması Gerekir: Kötü niyet tazminatından bahsedilebilmesi için iş akdinin sürekli bir işte çalışmayı öngörmesi gerekmektedir. Çünkü kanun koyucu süreksiz işlerde İş Kanunu m. 17’nin uygulanamayacağını belirtmektedir.
· İşçinin İş Güvencesi Kapsamında Olmaması Gerekir: İlgili hükme göre, kötüniyet tazminatı İş Kanunu md. 18/1 uyarınca iş güvencesinden dışlanan işçilerin sözleşmesinin feshinde uygulanacaktır. Bir işçi iş güvencesi kapsamından yararlanabilmek için;
1. İşçinin İş Kanunu kapsamında olması,
2. Çalıştığı işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışması,
3. İşçinin en az altı aylık kıdemi olması,
4. İşçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışması
5. Belirli konumdaki işveren vekili olmaması gerekmektedir.
· İş Sözleşmesinin Kötüniyetle Feshedilmesi Gerekir: Sürekli bir işte, iş güvencesi kapsamı dışında kalan çalışanın iş sözleşmesi, işverence kötü niyetli olarak feshedilmelidir. İşK m.17’de hangi hallerin kötüniyetle fesih sayılacağı belirtilmemiştir. Bunlar;
1. İşçinin sendikaya üye olması veya sendikal faaliyette bulunması nedeniyle işten çıkarılması,
2. İşçinin şikayet hakkını kullanması nedeniyle işten çıkarılması,
3. İşçinin yasalardan doğan temel hak ve özgürlükleri, siyasi görüşü, milliyeti nedeniyle işten çıkarılması,
4. İşçinin sosyal güvenlik mevzuatından doğan bir alacağını istemesi nedeniyle işten çıkarılması.
Yukarıdaki haller örnekleyici olarak sayılmış olup iş akdinin kötüniyetli olarak feshedildiğinin tespitinde Yargıtay’ın ölçütü objektif iyiniyet kurallarına aykırılıktır.
· İşçinin Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi İle Çalışması Gerekir: Kötüniyet tazminatı süreli fesih hakkının kötüye kullanımının yaptırımı olduğundan ve belirli süreli iş sözleşmelerinde süreli feshi söz konusu olamayacağından belirli süreli sözleşmeye göre çalışan işçilerin kötüniyet tazminatından yararlanması mümkün değildir.
Kötüniyet Tazminatı Davası İspat Yükü
İş güvencesi hükümlerinin kapsamı dışında kalan iş ilişkilerinde kural; kendisine karşı fesih hakkının kötü niyetli olarak gerçekleştirebildiğini iddia eden taraf iddiasını kanıtlamalıdır. İşçi kötü niyetle işten kovulduğunu iddia ediyorsa bunu kanıtlamak zorundadır.
Kötü Niyet Tazminatı Miktarı
· İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, (Kötü niyet tazminatı= 6 hafta)
· İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, (Kötü niyet tazminatı= 12 hafta)
· İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, (Kötü niyet tazminatı= 18 hafta)
· İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, (Kötü niyet tazminatı= 24 hafta) olarak ödenecektir.
Açılacak Davada Görevli Ve Yetkili Mahkeme Neresidir?
Kötüniyet Tazminatında görevli mahkeme iş mahkemelerinin bulunduğu yerlerde iş mahkemeleri, bulunmayan yerlerde ise İş Mahkemesi sıfatı ile Asliye Hukuk Mahkemeleridir.
Genel yetkili mahkeme ise davalı işverenliğin ya da şubesinin bulunduğu yer, ya da işin görüldüğü yer mahkemesidir.



Yorumlar