Süresiz Nafaka
- Av.Tuğba Ç. Çakırkaptan
- 7 Eki 2021
- 2 dakikada okunur
Süresiz Nafaka boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak isteyebileceği ödemeye verilen isimdir.
Nafakanın süresiz olması; ‘’nafaka yükümlüsü eşin ömür boyu nafaka ödemeye mahkum edilerek cezalandırılması, eşit kusurlu nafaka alacaklısı eşin ise mükafatlandırılması’’ şeklindeki eleştirilere yol açmakta ve ‘’süresiz nafaka’’ tartışması sıklıkla gündeme gelmektedir.
Yoksulluk nafakası ve süresi Türk Medeni Kanunu’nun 175. Maddesinde düzenlenmiştir. Ancak bu kanun maddesi dikkate alınacak tek unsurun, kusur olduğunu belirtmektedir. Ekonomik durumlar, evlilik süreleri veya müşterek çocuğun olup olmamasının dikkate alınıp alınmayacağı ayrıntılı olarak açıklamamıştır. Lehine nafaka hükmedilecek kişinin erkek veya kadın olması konusunda bir ayrım yok ise de uygulamada bu nafaka genellikle kadınlar lehine hükmedilmektedir.
‘’süresiz olarak” ibaresi, nafaka alacaklısının her zaman ölünceye kadar yoksulluk nafakası alacağı anlamına gelmemektedir. Kanun koyucunun 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 175. maddesinde “süresiz olarak” ibaresine yer vermesinin amacı, boşanmadan dolayı yoksulluğa düşecek olan eşin diğer eş tarafından, şartları bulunduğu sürece ekonomik yönden desteklenmesi ve asgari yaşam gereksinimlerinin karşılanmasıdır.
Boşanma sebebiyle yoksulluğa düşen eşi korumak için diğer eşin, koşulları bulunduğu sürece, herhangi bir süre sınırı olmaksızın yoksulluk nafakası vermesi düzenlenmiş olup bu yükümlülüğün sosyal hukuk devleti ilkesinin gereği olarak getirildiği kuşkusuzdur.
Yoksulluk nafakasının süresiz nafaka olması, ileride nafakanın artırılması, nafakanın azaltılması veya nafakanın kaldırılması davalarının açılmasına neden olacaktır. Bu durumda nafaka yükümlüsü eski eşin nafaka alan tarafın kanunda yazılı şartları taşıyıp taşımadığını kontrol amacıyla, onun özel hayatına müdahale anlamına gelebilecek davranışlara ve onun üzerinde psikolojik baskı kurmasına neden olabilecektir. Yoksulluk nafakasının süresiz olması bu nafakayı alan tarafın, karşı tarafı ömür boyu cezalandırmak amacıyla gelir getirici bir işte çalışmama ve evlilik ekti yapmadan birlikte yaşama gibi davranışlara itebilecektir. Bu haller yoksulluk nafakasının süresiz de olsa bir ceza olmadığını savunan görüşleri haksız çıkarmaktadır.
Yoksulluk nafakası tüm bunların yanında nafakayı alan eşi tembelliğe sürüklemektedir. Çalışma hayatından kendini çekmesi ya da kayıt dışı çalışması olasıdır. Bu durum ekonomi ve sosyal hayata da olumsuz etki etmektedir. Ancak çalışamayacak durumda olan kişinin de unutulmaması gerekmektedir. Nafaka için verilecek olan bu süre nafaka talep eden tarafın hayatını kurması için de yeterli bir süre olmalıdır. Nafaka talep eden eş ise bu süre içerisinde çalışmaya sevk edilmelidir.’’



Yorumlar